

Bir önceki yazımda “ Geri Sayım Başladı” başlığı altında 3 Temmuz 2012’den bu yana yaşanan sürece değinmiş ve bizim adımıza yapılan karalama politikalarından, “ Fenerbahçe düşmanlığından”… bahsetmiştim.
Bu ayki yazımda ise 8 aylık sürecin sonunda, adımıza verilen tahliye kararını ve şu anki buruk sevincimi kaleme alacağım. Evet, 3 Temmuz 2012 Pazar günü Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe’ye hizmet eden bizler bitirme eylemi güdenler, 8 aylık sürecin sonunda gördüler ki, bu eylem pasif birer girişim olmuş. Evet, 8 ayın sonunda ben ve Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu tahliye olduk. 8 aydır özgürlüğümüzü elimizden alanlar, şimdi özgürlüğümüzü geri verdi.
Ama samimi olarak söylemek gerekirse; tahliye kararını öğrendiğim an sevinemedim. Çünkü benim gibi Fenerbahçe’ye hizmette kusur etmeyen, her şeyi Fenerbahçe olan; Başkanımız Aziz Yıldırım ve Asbaşkanımız İlhan Ekşioğlu ile Mali işler Müdürümüz Tamer Yelkovan tahliye olamamışlardı. Ancak “ Benim bedenim dışarıda, ama kalbim daima arkadaşlarımladır.”
Tahliyemin üzerinden kısa bir süre geçti. İlginci ise, tahliyemden 2 gün sonra doğum günümün olmasıydı. Hem sevinç hem de üzüntüyü bir arada yaşadım. Sevinçliydim, çünkü bizim için, sözüm ona şike yaptığımızı iddia edenlere suçsuz olduğumu ispatlamıştım. Üzüntülüydüm, çünkü ben tahliye olurken, diğer arkadaşlarım geride kalmışlardı.. Bunu kelimelere dökmek çok zor, çünkü karşılığı yok.. Ben yıllarca gerek sporcu olarak, gerekse de yönetici olarak Fenerbahçe’ye hizmet etmiş bir insanım, keza Başkanımız ve diğer yöneticilerimiz de öyle. O yüzden bu yaşananları kabullenmek imkânsız.
Ailemden, Fenerbahçe’mden ve tüm sevdiklerimden ayrı kaldığım zaman zarfı içinde çok şey düşündüm. Dostumuzun düşmanımızın kimler olduğunu, bizi uçurumun kenarına itenlerin kimler olduğunu, sözüm ona şikeyi nasıl yaptığımızı ve birçok şey daha…
Ama her defasında bir tek şeyin varlığına inandım. O da asil ve vefalı Fenerbahçe taraftarı idi.. Çünkü her koşulda yanımızda oldular, her zaman desteklerini esirgemediler. Üzerimizde oynanan oyunların bir tek onlar görebildi ve suçsuz olduğumuza inandılar. İşte taraftar da budur, sadece iyi günde değil, her koşulda takımına, takımının parçalarına sahip çıkandır taraftar…
Evet, 8 ayın sonunda savunma sırası bize geldiğinde “ SUÇSUZ” olduğumuzu ispat etmeye. Çalıştık.Ben, mahkemenin Başkanımız ve diğer arkadaşlarımız için de tahliye kararı vereceğine eminim. Çünkü Fenerbahçe’ye hizmet etmiş insanların özgürlüğünün kısıtlanmasının bir açıklaması olamaz.
Tek isteğim önümüzdeki duruşmada herkesin
özgürlüğüne kavuşmasıdır…
