Bugünleri severim. Umutların çiçek açtığı, içimde heyecanın kıpır kıpır olduğunu hissederim.
Her şeyin başlangıcıdır. Yıllardır
düşünü kurduğum “Namağlûp şampiyon”luğun bu yıl yakalanabileceğini takımın hepimizi mutlu kılan güzel, temiz ve verimli maçlar çıkaracağını beklediğimiz yıl bu kez neden olmasın?
Umuyoruz ki geçen sezonunu hatalarından ders alınmıştır. Hepimizi kahreden düşen takımlara verdiğimiz puanlar olmasa açık ara şampiyon olacağımız gerçeğidir.
Yapılması gerekenler bellidir. Kanatlar ve merkez hücum noktası iyi bir değerlendirmeye tabi tutulacak ve geçtiğimiz yıl ki inatçı uygulamalardan vazgeçilecektir.
Aykut Kocaman’ın bu yıl çok etkili bir noktada olacağı anlaşılıyor. Futbolu özellikle futbolcuyu çok iyi bilen Aykut hocanın sevecen ve koruyup kollayıcı anlayışı oyuncular üzerinde olumlu etki yapacaktır. Fenerbahçe takımının çok önemli bir gereksinmesi moral motivasyondur ve kulüpte bunu en iyi sağlayabilecek kişi Aykut Kocaman’dır. Fenerbahçe’nin onun golüyle Trabzonspor’u yenip şampiyon olunan maçın ardından “Trabzonlu arkadaşların üzüntüsünü görüp aşırı sevinemiyorum” deyişi unutulmaz.
DİLEĞİM AYKUT’LU YILLAR
O günün gol kralı Aykut Kocaman, şimdi Fenerbahçe’de söz sahibi yetkili bir kişi. Geçmişinde başarılı Teknik Direktörlük kariyeri de var. Eleştiriler ”Fenerbahçe gibi bir büyük takımı çalıştırmadı” noktasında toplanıyor. Her büyük hoca, ilk kez bir büyük takım çalıştırıp orada başarı kazanarak “Büyük Hoca” oldu. Biz de Aykut Kocaman’a bu şansı vermeliyiz. En deneyimli , en büyük takım İspanya ulusal takımını çalıştırıp şampiyon yapmış Aragones’i getirdikte ne oldu?
Aykut Kocaman, sevecenliğinin yanına otoritesini de yerleştirebilirse başarı şansı çok artacaktır.
Efsane futbolcu ve Fenerbahçe’nin başarılı teknik direktörü Didi’nin bu başarısındaki en büyük neden oyuncuların onun futbolculuğuna saygı göstermesi olmuştur. Çünkü karşılarındaki kişi dünyanın en önemli dörtlüsü Vava, Pele, Didi ve Garincia’dan biriydi. Üstelik müthiş bir frikikçiydi.
O günlerin hırçın futbolcusu Kaptan Ziya Şengül, bir sohbetimizde “Didi, siyah trençkotu üzerinde, elleri cebinde karşımıza geçtiğinde üzerimizde görülmez bir baskı kurardı” demişti.
Eee, o zaman bu adama ne diyeceksin? Tek çıkar vardı ;saygı duymak. Öyle de oldu.
Aykut Kocaman da futbolculuğunda kendini kanıtlamış bir kişidir ve de gerek bu niteliği gerek insani duruşu ile saygı duyulacak bir kişidir.
Aykut Kocaman’ın, Fenerbahçe’den ayrılışının hemen ardından ve daha da sonra yazdıklarımda onu hep Fenerbahçe futbol takımının başında görmek istediğimi ifade etmiştim.. Bir de Rıdvan Dilmen’i.. Bu ikiliyi birlikte uyum içinde çalışır görmek benim rüyamdır.
Beklentim başarının bu yıla özgü olmamasıdır. Geleceğin “Aykut’lu yıllar” olarak tarihe geçmesidir.
Umarım yanılmam...
VE BEKLENTİM...
Yazımın başında da söyledim; yürekten bir Fenerbahçe’li olarak bu yıl çok beklentilerim var. Hem parmak ısırtacak bir şampiyonluk, hem Avrupa’da yüzümüzü güldürecek bir başarı.
Neden olmasın?
Fenerbahçe tüm bunlara layık bir büyük camiadır.
Bu noktalara gelirken başında bir Türk hocanın olması kime gurur vermez ki!..
Fatih Terim önce Fiorentina’ya sonra da dev Milan’a hoca olduğunda taraflı tarafsız kim iftihar etmedi ki.
O şansını iyi kullanamadı. Ama açılan bir yol var. Demek ki olabiliyormuş.
Bütün bunların hepsi bu yıl neden olmasın!?..
Dilerim, içimde açan bu umut çiçekleri çabuk solmaz... |