Fenerbahçe’li birçok futbolcu kulübümüzü Avrupa’da başarı ile temsil etmiştir. Genç nesil bunların kimler olduğunu bilmemekte ve merak etmektedir. Fenerbahçe başkanı olarak kulübümüze büyük hizmetlerde bulunan bu gençleri, tanıtmak ve bir vefa borcu olarak bu yazımda bu futbolcularımızı ele alıyorum..
Feridun BUGEKER:
1933 yılında İstanbul’da doğan Feridun, 1952 yılında Beyoğluspor’dan Fenerbahçe’ye transfer olmuştu..1952-55 yılları arasındaki santrafor olarak oynadığı 112 maçta 46 gol attı ve 5 kez de milli oldu.1955 yılında mimarlık tahsili için gittiği Almanya’da Stuttgartt Kickers takımında 4 yıl süreyle oynamıştı..
Ogün ALTIPARMAK:
1938 yılında Adapazarı’nda doğmuştur. Atatürk’ün ölüm tarihi olan 11 Kasım’da doğduğu için ismi Ogün olarak konulur.
Ogün 1963 yılında ayağı kırık ev sargıda olarak Karşıyaka’dan transfer edildi. Kırık ayaklı bir futbolcunun niçin transfer edildiği spor kamu oyunda kuşku ile karşılanmıştı. Azim ile bir insanın neler yapabileceğini Ogün, zamanla hem Fenerbahçe’de hem de milli takımımızdaki başarıları ile göstermiştir.1971 yılına kadar Fenerbahçe oynadığı 295 maçta 120 gol atarak temayüz etti. 1970-71 sezonunda Ogün, oynadığı 30 maçta 16 gol atarak Türkiye liginin gol kralı oldu. Bilahare Amerika’da WASHİNGTON şehrinin WİHPS kulübü ile anlaşarak Amerika’da oynamaya başladı. Fenerbahçe’nin Avrupa kupasında eşleştiği Manchester City ile İngiltere’de 0-0 berabere kalınan maçın rövanşında netice alınması için Fenerbahçe yönetim kurulu Amerika’ya telgraf çekerek Ogün’ün bu maç için İstanbul’a gönderilmesini talep etmişti.. Amerikan kulübünün anlayışı ile İstanbul’a gelen Ogün, 2 Ekim 1968 günü oynanan maçta takımın ikinci golünü atarak ünlü Manchester City takımının kupadan elenmesinin büyük mimarı oldu.
Fenerbahçe forması altında 4 lig şampiyonluğu yaşayan Ogün 32 kez milli olup, 2 kez kaptanlığını yaptı. Ayrıca 1966 yılı Dünya şampiyonasında 14 kez ordu milli takımında oynayarak 34 gol attı. Ogün, bugün İstanbul’da yaşamakta olup, yazarlık ve danışmanlık yapmaktadır…
Engin VEREL:
1956 İstanbul doğumlu olan Engin 1975 yılında Galatasaray’dan amatör olarak Fenerbahçe’ye geldi. 1977-78 sezonunda benim başkanlık yaptığım sırada, Fenerbahçe’nin şampiyon olan kadrosunda Engin, hücum hattında vazife aldı ve 5 gol attı. 1979-83 yıllarında HERTA BERLİN ve Fransa’nın LİLLE(Lil) takımlarında oynadı. Milli formayı 25 kez giyen Engin, 1985-86 sezonunda tekrar Fenerbahçe’ye dönerek sarı lacivert forma altında oynadığı 264 maçta 84 gol atarak 1986 yılında futbol hayatına son vermişti..Halen spor yorumculuğu yapmaktadır.
Selçuk YULA:
1959 yılı Ankara doğumlu olan Selçuk, Fenerbahçe’ye Ankara Şekerspor kulübünden geldi. Kısa bir zamanda Fenerbahçe takımının golcüsü olarak 1983 yılında Alman HERTA BERLİN kulübünden transfer olan İlyas Tüfekçi ile gerek Fenerbahçe ve gerekse milli takımda çok faydalı oldular. Fenerbahçe’nin İlyas-Selçuk ikilisi üzerine kurulu oyun düzeni Lüksemburg milli maçına kadar sürdü. Bu maçın arifesinde Lüksemburg’un DES’H stadında yapılan antremanda Selçuğun ayağı kırıldı.. Selçuk yalnız ayağı kırılmakta kalmadı,güçten düşün bünyesi ile kolay toparlanamadı. Alman BLAU WEİSS kulübü tarafından transfer edilerek Berlin’e gitti. Selçuk, Fenerbahçe’de 304 maça katılmış ve 104 gol atarak milli formayı 26 kez giymiştir. Selçuk Yula, 1985 yılında Fransız BORDEAUX(Bordo) maçında attığı golle 3-2’lik zaferin kahramanlarından oldu.
Bir yıl sonra Sarıyer’e geçti. 1989 yılına kadar Fenerbahçe’de oynadıktan sonra, kısa bir zaman için Galatasaray formasını giydi ev futbolu bıraktı. Halen spor yazarlığı yapmakta olan Selçuk, penaltı vuruşlarındaki becerisi ile unutulmayacak isimler arasında yer aldı…
Yukarıda tafsilatı ile Fenerbahçe’deki hizmetlerini belirttiğim futbolcularımızdan eski zamanda oynayanların hemen hepsinin genç takımdan yetiştiklerini görmekteyiz.
Profesyonelliğin gelmesinden sonra, yalnız Fenerbahçe değil, hemen hemen bütün kulüplerimizin gerek Brezilya ve Güney Amerika’da, gerekse Afrika’da yetişen siyahi futbolcularla takviye edildiklerini görmekteyiz. Benim şahsi kanaatim, artık Fenerbahçe’mizin genç takımlara önem vererek, bunların en iyi antrenörler tarafından yetiştirilip A kadrosuna geçirilmesi ve Fenerbahçe’nin bu işin öncülüğünü yapmasıdır…(Bitti) |