Son yıllarda Türk futbolundaki olaylar ve söylemler artık iyice rayından saptı. Sorumlu, sorumsuz, yetkili, yetkisiz herkes ağzına geleni söylüyor. Olmadık isteklerde bulunuyor. Sonra da bu abuk sabuk isteklerin ardından “Vay efendim, ben size söylemiştim, niye vaktinde yapmadınız?” gibi mantık dışı sorular soruyorlar. En taze örneklerden biri Fenerbahçe Düzce Tesisleri’nin temel atma töreninde “Daum’u gönder Başkan, yerine de.. ‘yı getir. Fenerbahçe’yi uçurur” diyenler.
O noktalı olan yerlerdeki isim bende. Ortaya atılmasın, spekülasyon olmasın diye buraya yazmıyorum. Benim tavsiye edilen ile değil, eden veya edenlerle işim var. Siz spor yazarı mısınız, yoksa teknik direktör pazarlamacısı mı? Hala bu işlerin peşinde mi koşuyorsunuz? “Bu sefer atlamayız değil mi Sayın Başkanım, balık restoranında hoca ile beraberiz” dediğinizin sonunda Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde sıfır çekmedi mi?
Kusura bakmayın, yazıya tersten girdim. Ama öyle gerekti. Gerçek Fenerbahçelilerin söylenenler ve eleştiriler karşısında “ya sabır” çektiğini biliyorum. Zaman zaman haklı olarak çıkış yapan Başkan Aziz Yıldırım’a da iki kez sabırlar diliyorum. Fenerbahçe’ye karşı birleşik cephe yaratmaya çalışanlara bakın. Sarı lacivertlilerden daha başarılı olsalar neyse.. Tabelada bile yoklar. Eleştiri oklarını yemesinler diye şimşekleri Fenerbahçe üzerine çevirmeye çalışıyorlar.
Bu yazıyı basketboldaki şampiyonluktan sonra yazıyorum. Başarısız denen Fenerbahçe Kupayı ve Ligi son maçta kaçırıp ikisinde de ikinci olmuş. Voleybol, Basketbol ve diğer branşlardaki ezici üstünlüğü saymıyorum bile. Vay bu ne hal!
Biz değil miydik 40 küsur yıldır “saha sonuçlarına bakmayalım, önemli olan Kulübü büyütmek, tesisleri ile çağdaş hale getirmektir. Saha sonuçları nasıl olsa ardından gelecektir” diyen. Peki şimdi… Durum, Fenerbahçe’nin sabırla sınavıdır. Elbette ki bu sınavın en büyüğü de Başkan Aziz Yıldırım’a düşmektedir. |